|
|
| Yapılmış bir işi eleştirmek çok kolaydır. Zor olan, ondan daha güzelini ortaya koymaktır. |
| Melek Tavukçuoğlu |
|
|
|
| Yola cikanlar oldu, yoldan cikanlar oldu. |
| Hasan Akay |
|
|
|
| Yıllar için için aşındırır Olgunluk çağına varmış güçleri. |
| Lucretius |
|
|
|
|
|
| Olgunluğumuzun zevkini tattıktan sonra, artık meyvelerimizden sevinçle ayrılabiliriz. |
| Tagor |
|
|
|
| Olgunluk, gözetleyen olsun olmasın, verilen işi yapmak, para olduğu halde israf etmemek, intikamı düşünmeden haksızlığa dayanmaktır. |
| Ann Lander |
|
|
|
| On beş yaşında kendimi öğrenmeye verdim, otuz yaşında irademe sahip olabildim, kırk yaşında sezgi yoluyla her şeyi kavradım, yetmiş yaşında doğru olan şeylere zarar vermeden kalbimin isteklerini yerine getirebildim. |
| Konfiçyüs |
|
|
|
| Olgun insan, işini; basit insan, kazancını düşünür. |
| Kung Dse |
|
|
|
|
|
|
|
| Olgun insan yapabileceğini söyleyen ve söylediğini yapan insandır. |
| Konfiçyüs |
|
|
|
| İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. |
| Montaigne |
|
|
|
| İnsanlar tecrübeleri nispetinde değil, tecrübelerinden aldıkları dersler nispetinde olgundurlar. |
| Bernard Shaw |
|
|
|
|
|
| İnsanın söyleyecek çok şeyi olduğu halde söylememeyi bilmesi, olgunluğunun başlangıcıdır. |
| Thomas Henry Huxley |
|
|
|
| İnsana neyi eksik diye değil, hala neyi kaybolmamış diye bakmak hikmetin gereğidir. |
| Kemal Ural |
|
|
|
| Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başlarına taç olmaktan iyidir. |
| Mevlana |
|
|
|
| Hafif dertler konuşur. Büyük dertlerin sesi çıkmaz. |
| Seneca |
|
|
|
|
|